Is it a videotape?

26.12.2010

...Kültür, sadece bazı isimleri hatırlamaktan
ibaret değildir, deniliyordu. Kültür, bu isimleri
yerli yerinde ve başka isimlerle münasebetini bilerek kullanmak
demekti. Kelimeler, kelimeler... diye düşündü Hüsnü
Bey, Shakespeare’in adını bile duymadığı halde. Bu kelimeler,
kültür mü demekti? Hakikaten, kültür ne demek
acaba? Hüsnü Bey için kültür onun dört kere tek dersten
sınıfta kalmasına sebep olan Amme hocası Ordinaryüs Profesör
-o zamanki adıyla müderris- Ekrem Galip Bey (Aydıner)
demekti. Eğer böyleyse, ‘Kültür’, insanı küçümseyen,
insanın ne mal olduğunu bir bakışta anlayan iri kıyım bir
şey demekti. ...
...Turgut’un oturduğu apartman, büyük şehrin kuzey doğusunda,
enlemi kırk bir derece sıfır sıfır dakika kuzey ve kırk
bir derece sıfır sıfır dakika bir saniye kuzeyle boylamı yirmi
dokuz derece on iki dakika doğu ve yirmi dokuz derece on
iki dakika bir saniye doğu olan noktalar arasında sıkışan
bir arsa üzerine kurulmuştu. Apartmanın dünya üzerindeki
bu konumunu anlayabilmek için biraz astronomi bilmek
gerekiyordu. Oysa, Turgut’un arkadaşlarının karıları, bu bilgiden
yoksun oldukları halde, apartmanı ‘elleriyle koymuş’
gibi buluyorlardı. ...

14.12.2010

Eram Ad Campaign




http://www.stumbleupon.com/su/2Lt2sx/designerscouch.org/view-log/Eram-Ad-Campaign-1773/r:t

18.11.2010

16.11.2010

Seninki kaç santim? - Greenpeace


Bugün dünya denizlerindeki büyük balık türlerinin yüzde 90'ı, toplam balık türlerinin ise yüzde 60'ı tükenmiş durumda.

2050 yılına geldiğimizde ise dünyadaki balık stokları tükenecek. Türkiye'de durum farklı değil...Balık stoklarımız ve balıkçılık can çekişiyor. Endüstriyel avcılık arttıkça, yumurtlama zamanları ve yerlerinde avlanıldıkça balık stokları hızla azalıyor, balıklar azaldıkça daha çok yavru balık avlanmaya ve satılmaya başlanıyor. Yavru balık avlandıkça ve satışı devam ettikçe de türler üremeye fırsat bulamadığı için durum daha da vahim hale geliyor.

Küçük Balık Yoksa Büyük Balık da Yok!

Henüz üreme olgunluğuna, boyuna erişmemiş yavru balıkların avlanması, satılması, tüketilmesi deniz kaynaklarının ziyan edilmesidir. Olgunluk çağına gelen bir balığın her yumurtladığında binlerce balık ürettiği unutulmamalıdır. Her canlı en az bir kez üreme hakkına sahiptir, ve eğer yarın da denizlerimiz de balık türleri olmasını istiyorsak acilen balık boylarına önem vermeliyiz. Ayrıca anaç balıklar boyut olarak büyüdükçe daha da fazla yumurta verirler, işte bu yüzden balıklar için her cm. hayati derecede önemlidir.

Türkiye'de avlanması ve satılması yasal balık boylarına uyulmadığını balık pazarlarında gördüğümüz yavru balıklardan anlamak mümkün. Örnek mi? Lüferin en az bir kez üreyebilmesi için minimum 20 ila 24 cm'e ulaşması gerekirken bugün yasal avlanma boyu 14 cm olarak verilmiştir. Yani aslında yavrusu olan çinekop boyu. Aynı şekilde palamutun üreme boyu 38 cm ila 42 cm arasında iken yasal avlanma boyu 25 cm dir!

Bu durum açıkça gösteriyor ki, denizlerimizdeki biyoçeşitliliğin korunmasını sağlayacak ciddi bir yönetim planına ihtiyaç duyulmaktadır. Ticari balık türlerinin yumurtlama ve gelişme alanlarının deniz rezervi olarak korunması da en etkin yöntemlerden biridir.

Hep birlikte, Tarım Bakanlığı'nın acilen balık stoklarının ve balıkçılarımızın geleceği adına yavru balık satışını engellemesi ve yasal balık boylarını bilimsel temellere oturtmasını sağlayalım. Yavru balık satmayın, almayın, tüketmeyin, denizlerimizin geleceğini korumaya yardım edin. Eyleme katılın!


Seninki kaç santim? - Greenpeace

Seninki kaç santim? - Greenpeace