...“Evet! Diyorum ki; meselelerimizi çözmek için edebi değil
teknik bir üslup seçersek, kendimize verdiğimiz serbestliği
iyi kullanmış oluruz ve demokrasi gibi bunu da kendimize
benzetmeyiz. Teknik bir üslup seçmeliyiz; çünkü bizler
teknisyeniz. Duygularını ifade edebilmek için bakkal,
bakkal gibi, bahçıvan da bahçıvan gibi düşünebilseler; kendilerine
yakışacak bir ifade coşkunluğuna kavuşacak zamanı
bulabilselerdi; bütün şehir, gereksiz edebiyattan temizlenmiş
olurdu. Yazık ki her zaman birinci sınıf bir bakkal, dördüncü
sınıf bir edebiyatçının üslubuna özendiği için, onu kullanmak
zorunda kaldığı için, edebiyatçılar tarafından edebi
bakımdan hor görülmektedir. Biz, yani bu dünyanın iki sahibi
sen ve ben, bu oyuna gelmeyecek kadar yeterliyiz. Birinci
sınıf matematikçi olmak yolunda bulunan bu iki müstesna
genç, lisede matematikten belge almış bir edebiyatçının
hakimiyetine boyun eğemez. Napolyon gibi gururla söyleyebiliriz:
‘Bizim asaletimiz, bizimle başlar.’ Anlaşılmamak
korkusuna gelince: bir edebiyatçının meseleleri de -günlük
yaşantının nakledilmesi dışında- halk için, bir matematikçinin
denklemleri kadar, belki de daha soyut kalır. ...
Is it a videotape?
26.12.2010
...Kültür, sadece bazı isimleri hatırlamaktan
ibaret değildir, deniliyordu. Kültür, bu isimleri
yerli yerinde ve başka isimlerle münasebetini bilerek kullanmak
demekti. Kelimeler, kelimeler... diye düşündü Hüsnü
Bey, Shakespeare’in adını bile duymadığı halde. Bu kelimeler,
kültür mü demekti? Hakikaten, kültür ne demek
acaba? Hüsnü Bey için kültür onun dört kere tek dersten
sınıfta kalmasına sebep olan Amme hocası Ordinaryüs Profesör
-o zamanki adıyla müderris- Ekrem Galip Bey (Aydıner)
demekti. Eğer böyleyse, ‘Kültür’, insanı küçümseyen,
insanın ne mal olduğunu bir bakışta anlayan iri kıyım bir
şey demekti. ...
ibaret değildir, deniliyordu. Kültür, bu isimleri
yerli yerinde ve başka isimlerle münasebetini bilerek kullanmak
demekti. Kelimeler, kelimeler... diye düşündü Hüsnü
Bey, Shakespeare’in adını bile duymadığı halde. Bu kelimeler,
kültür mü demekti? Hakikaten, kültür ne demek
acaba? Hüsnü Bey için kültür onun dört kere tek dersten
sınıfta kalmasına sebep olan Amme hocası Ordinaryüs Profesör
-o zamanki adıyla müderris- Ekrem Galip Bey (Aydıner)
demekti. Eğer böyleyse, ‘Kültür’, insanı küçümseyen,
insanın ne mal olduğunu bir bakışta anlayan iri kıyım bir
şey demekti. ...
...Turgut’un oturduğu apartman, büyük şehrin kuzey doğusunda,
enlemi kırk bir derece sıfır sıfır dakika kuzey ve kırk
bir derece sıfır sıfır dakika bir saniye kuzeyle boylamı yirmi
dokuz derece on iki dakika doğu ve yirmi dokuz derece on
iki dakika bir saniye doğu olan noktalar arasında sıkışan
bir arsa üzerine kurulmuştu. Apartmanın dünya üzerindeki
bu konumunu anlayabilmek için biraz astronomi bilmek
gerekiyordu. Oysa, Turgut’un arkadaşlarının karıları, bu bilgiden
yoksun oldukları halde, apartmanı ‘elleriyle koymuş’
gibi buluyorlardı. ...
enlemi kırk bir derece sıfır sıfır dakika kuzey ve kırk
bir derece sıfır sıfır dakika bir saniye kuzeyle boylamı yirmi
dokuz derece on iki dakika doğu ve yirmi dokuz derece on
iki dakika bir saniye doğu olan noktalar arasında sıkışan
bir arsa üzerine kurulmuştu. Apartmanın dünya üzerindeki
bu konumunu anlayabilmek için biraz astronomi bilmek
gerekiyordu. Oysa, Turgut’un arkadaşlarının karıları, bu bilgiden
yoksun oldukları halde, apartmanı ‘elleriyle koymuş’
gibi buluyorlardı. ...
14.12.2010
4.12.2010
27.11.2010
18.11.2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















